İlk Günkü Aşkla - Serhendi Vakfı
mouse

Hakkımızda

Serhendi Vakfı, insanın yaratılış gayesini doğru anlamasına katkı sunmak ve sahih din anlayışının yaygınlaşmasına hizmet etmek amacıyla 6 Ağustos 2023 tarihinde faaliyete başlamıştır. Ehl-i sünnet çizgisindeki sahih tasavvuf anlayışı temel istikametimizdir. Bu doğrultuda ilim, irşat ve eğitim hizmetleri yürütüyoruz.

DAHA FAZLA GÖR arrow_right_alt

Serhendi Duruş

sav
Âlemlere Rahmet Efendimiz

Hazreti Muhammed Mustafa

SALLALLAHU ALEYHİ VESELLEM

Bütün sahih tasavvuf yollarının başında ve merkezinde, âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz vardır. Mekke-i Mükerreme’de dünyayı teşrif eden Allah Resûlü [aleyhissalatü vesselam], nübüvvetten önce de doğruluğu, eminliği ve güzel ahlâkıyla tanındı. Vahyin gelişiyle insanlığı tevhide, iyiliğe, adalete ve ebedî saadete davet etti. Medine-i Münevvere’de sahâbe-i kirâmı [radıyallahu anhüm] bizzat terbiye etti; sözleriyle, fiilleriyle ve takrirleriyle bütün müminlere rehber oldu. Yolumuzun büyükleri, tasavvufun gayesini onun sünnet-i seniyyesine tam bağlılık ve ihsan şuurunu elde etmek olarak görürler. Yolumuzda her edep, zikir ve hizmet; Resûlullah’a bağlılıkla anlam kazanır.

Sadakat Yolunun İlk Halkası

Hazreti Ebû Bekir es-Sıddîk

RADIYALLAHU ANH

Resûlullah’tan [sallalahu aleyhi vesellem] sonraki ilk halife olan Hazreti Ebû Bekir [radıyallahu anh] tasavvufî yolumuzda da ilk halkadır. Sadakat, ihlâs, tevazu ve hizmet ahlâkının en büyük örneklerindendir. Malını, canını ve bütün varlığını İslâm’ın yücelmesi için seferber etmiş, hilafeti döneminde ümmetin birliğini muhafaza etmiştir. Tasavvuf yolunda hafî zikir, kalbî uyanıklık ve Sıddîkî sadakat anlayışı onun mübarek nispetiyle anılır.

Buhara'dan Dünyaya Yayılan İrfan

Muhammed Bahâeddin Şah-ı Nakşibend

kuddise sırruhû

Muhammed Bahâeddin hazretleri Buhara yakınlarındaki Kasr-ı Ârifân’da yaşamış, sâdât-ı kirâm efendilerimizin [kuddise sırruhüm] tasavvufî meşrebini belirli usuller ve kaideler haline getirmiştir. Hafî zikir, sünnet-i seniyyeye tam bağlılık, kalbi her an Allah Teâlâ’nın zikriyle uyanık tutma ve halk içinde Hak ile olma esasları belirlediği temel düsturlardandır. Şah-ı Nakşibend hazretleri tasavvufu hizmet, ihlâs ve edep merkezli bir kulluk terbiyesi olarak tarif etmiştir.